Normal yolla doğum yapacak olan kadın cinsel işlevinin etkileneceği korkusuyla genelde sezaryeni tercih etmektedir. Hamilelik oluştuktan sonra çoğu çift cinsel birlikteliğin bebeğine zarar verebilme endişesi yaşamaktadır. Bu yüzden, çiftler hamilelik boyunca cinsel yaşamlarına bir süre ara vermektedir.
Oysa ki, kadın hamilelik boyunca yaşadığı cinsel ilişki ve gebelikten sonra oluşan cinsel ilişki hiçbir şekilde bebeğine zarar vermemektedir. Doğuma kadar geçen sürede cinsellik görmezden gelinir ve anne baba arasında bu durum cinsel soğukluğa kadar gidebilmektedir. Bu yazımızda normal doğum sonrası cinsel ilişki konusunu ele alacağız.
Doğum sonrası ilk üç ayda çoğu kadınlarda disparoni, libido azalması, orgazm güçlüğü veya vajinal kuruluk gibi cinsel işlevde sorunlar görülebilmektedir. Dolayısıyla, doğum sonrası bir yılın sonuna kadar bu sorunların çözülmesi beklenmelidir. Hamilelikle beraber anne adayı hormonal değişimlere uğradığı için, cinsel isteksizliğinin olması gayet normaldir. Özellikle normal doğum sonrası vücudun iyileşip kendini topladıktan sonra her şey yeniden eski haline dönecektir.
Normal doğumdan sonra 4 ila 6 hafta süren kanama ve akıntı sebebiyle bu süreden önce ilişkiye girilirse rahatsızlık hissedilebilir. Yine vajinada dikişi olan kadının dikişlerinin iyileşmesi yaklaşık 2 hafta kadar sürer ve dikişler iyileşmeden önce ilişkiye girilmesi aşırı ağrıya neden olabilmekte ve dikişlere zarar verebilmektedir. Bu sebeple, epizyotomi dikişi olan hastalar doktor kontrolünde izin verilmeden cinsel ilişkiye başlamamalıdır. Ayrıca, normal doğumdan sonra bir kaç ay vajinada kuruluk olması gayet normaldir. Eğer ki bu durum sizi çok rahatsız edecek düzeyde ise muhakkak doktorunuza danışarak uygun ilaç tedavisine başlayabilirsiniz.
Normal doğum esnasında ya da sezaryen doğumda vücudunuz tamamen kendini toparlama isteği duyar. Bu sürece lohusalık dönemi denilmektedir. Lohusalık dönemi içerisinde, rahim ağzı kapanır ve bir süre sonra eski halini alır. Dikiş ya da yaralar iyileşir ve eski haline döner.
Doğum sonrası meydana gelen kanama ve akıntının görülme nedeni ise plasentanın ayrıldığı dokunun iyileşme sürecidir. Bu süreçte kanama ve akıntı devam ederken cinsel ilişkiye girmeniz enfeksiyon kapma riskinizi ciddi anlamda arttırabilir. Bu nedenden dolayı da, doğum gerçekleştikten sonra, kanamanız bitinceye kadar cinsel ilişkiye girilmemesi tavsiye edilmektedir.
Vajina ne kadar çok esnek bir organ olarak kabul edilse de, doğum gerçekleştikten sonra zamanla gevşeyecektir. Yalnız bu durum kadınların oldukça büyük bir genelinde herhangi bir sorun teşkil etmeyebilir. Normal doğum esnasında oluşan yırtıklar pelvis tabanında da zayıflık oluşturmakta ve doğumdan yaklaşık olarak 6 hafta sonra, bu dokular kendini yenileyerek toparlamaktadır. Hamilelikte meydana gelen bu değişikliklerin tekrar eski haline dönebilmesi için yaklaşık olarak gereken süre 6 ila 8 hafta arasında olmaktadır.
Normal doğum sonrası, vajen dokusu genellikle ödemli olmaktadır. Eşler istedikleri takdirde bu süreden daha önce de ilişkiye girebilirler, bunun anneye veya babaya bir zararı olmaz ancak kadın vücudu ve vajina tam olarak normal haline dönmediği için eşler ilişkide rahatsızlık duyabilirler. Vajinadaki bu gevşemeyi azaltmak adına vajinal kaslarınızı güçlendirmek için kegel egzersizlerini uygulayabilirsiniz ya da çözüm odaklı önerdiğimiz cerrahi işlem olarak adlandırılan vajinoplasti operasyonu yaptırabilirsiniz.
Kadın normal doğum sonrası bebeğine ve anneliğe alışır. Bu süreçte yavaş yavaş normal yaşantısına döner. Ancak, kadın cinsel hayatında eşiyle ilişkide ağrım olacak mı korkusu ile birliktelik yaşamaktan hoşlanmayabilir. Bu durum zamanla kadınları cinsellikten uzaklaştırmakta ve eşler arasında soğukluk oluşturmaktadır. Oysaki tüm bu endişeler çok yersizdir.
Normal doğum sonrasında kandaki östrojen hormonu seviyeleri en alt düzeyine iner. Vajina dokusu östrojen adı verilen bu kadınlık hormonuna bağımlı salgı bezleri içerdiğinden normal doğum sonrası ve emzirme süresince kuruluk olması gayet doğaldır. Genelde her kadında vajinal kuruluk sorunu yaşanmaz ama eğer böyle bir durum söz konusu ise, hekiminize danışarak su bazlı kayganlaştırıcı ürünleri kullanabilirsiniz.