Diva KadınASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

GEBELİK DANIŞMANLIĞI VE SÜRECİ

Sorunsuz ve mükemmel bir gebelik yaşamak isteyen kadınların ortak durağı olan Op. Dr. Gökçen Erdoğan ile Diva Kadın merkezi, Ankara sınırlarında göz kırpmadan tercih edilecek klinik olma hüviyetindedir.
Gebelik Danışmanlığı ve Süreci

Son derece sağlıklı ve gebeliğin her döneminde neler yapmanız gerektiğine dair profesyonel destek almak artık mümkün. Sağlıklı ve olası sorunların minimize edildiği hamilelik artık hayal değil Bunun için yapmanız gereken şey ise periyodik olarak gebelik takibi yaptırmak ve her daim kontrolü elinizde tutmak olduğudur. Bu sebeple uzman ve ehil bir doktor ile yola çıkmak en doğru tercih olarak görülebilir. Sizlerde genel itibari ile her konuya hakim ve davranış açıdan ne yapmanız gerektiğini bilebilirsiniz.

Diva Kadın Merkezini Seçebilirsiniz

Sorunsuz ve mükemmel bir gebelik yaşamak isteyen kadınların ortak durağı olan Diva kadın merkezi, Ankara sınırlarında göz kırpmadan tercih edilecek klinik olma hüviyetindedir. Gebelik takibi için eksiksiz çalışmalar ve gerekli olan tüm kontrolleri zamanında gerçekleştirdikleri bilgisini de vermek isteriz. Böylece sizlerde genel anlamda doğru bir dönem yaşamanın huzurunu taşıyabilirsiniz.

Çözümler ve Her Zaman Destek Adresiniz

Bir bayanın hormon dengelerinin değiştiği ve özellikle duygusal açıdan kendisini zayıf hissettiği dönemler içinde gebelik takibi yaptırmak önemlidir. Kendinizi hamileliğin son evresine tam manasıyla hazır kılmak adına süreç asla ihmal edilmemesi gereken durumdur. Böylece sizlerde hayal ettiğinizin ötesinde bir hizmeti hemen almanın keyfini sürebilirsiniz. Gebelik ile alakalı umduğunuzun ötesinde sonuçlara ulaşmak zor değildir. Bu yönde birinci sınıf bir klinik olan Diva kadın ailesi ile tanışmak yeterlidir. Arayın ve hemen randevunuzu alarak sorularınızı yöneltin.

  • Hamile Kalmak İçin Neler Yapılabilir?

    Hamile kalmak için öncelikli olarak kadın kendi vücudunu tanımalı, adet döngüsünü takip etmeli ve üremenin nasıl oluşacağı ile ilgili bilgi sahibi olmalıdır. Bu yazımızda hamile kalmak için neler yapılabilir? konusunu ele alacağız.

    Eşlerin korunmadığı ve düzenli bir şekilde cinsel ilişkileri olmasına rağmen gebelik oluşmaması durumunda sağlık problemlerini işaret edebilmektedir. Doğum kontrol ilaçlarının kullanımı, sigara, alkol kullanımı, stres ve hamileliği engelleyen pek çok rahatsızlık gebeliğin oluşumunu etkilemektedir.

    Yumurtlama zamanınızı anlamak ve yumurtlama gününden beş gün önce ve yumurtlama gününü düzenli olarak eşinizle cinsel ilişkiye girmek hamile kalma şansınızı artırabilir. Ortalama 28 günlük bir adet döngüsünde, yumurtlama tipik olarak bir sonraki adet döneminin başlamasından yaklaşık 14 gün önce gerçekleşmektedir. Yalnız çoğu kadında, yumurtlama adet döngüsünün orta noktasından dört gün önce ya da sonra gerçekleşmektedir. Ayrıca, yumurtlama sırasında fallop tüplerinde canlı sperm bulunduğunda hamile kalma şansınız daha yüksek olmaktadır.

    Kadınların hamile kalma şansı 35 yaşın üzerinde ise gebelik oluşumu çok düşük düzeyde seyreder. Tabi bu konuda erkeğin sperm sayısı ve hareketliliği de önemli rol oynamaktadır. Bu durumda çiftlerin neden gebelik sağlanmadığı ile ilgili muhakkak bir doktora başvurması gerekmektedir.

    Hamile Kalma Pozisyonu?

    Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin sağlıklı bir hayat seçmesi çok önemlidir. Kadının özellikle adet döngüsünü ve yumurtlama dönemini de takip etmesi gerekmektedir. Eşlerin cinsel ilişkiye girdikten bir süre sonra sırt üstü yatması hamilelik şansını arttırabilmektedir. Yapılan araştırmalarda, cinsel ilişki yaşandıktan sonra bel bölgesinin altına yastık koyulması, özellikle spermlerin fallop tüplerine ulaşmasını kolaylaştırdığı görülmüştür.

    Hamile Kalmak İçin En Uygun Gün Ne Zamandır?

    Hamile kalmak için en uygun zaman adetin ilk gününden itibaren 11 ile 17 nci günler arasındadır. Bu zamanlarda cinsel ilişkiye girmek gebe kalma olasılığını arttırmaktadır. Yumurtlama sonrası yumurtanın canlılık süresi yaklaşık olarak 12-24 saat olmaktadır. Sperm ise yaklaşık 7 gün içinde kadının vücudunda canlı kalmaktadır. Hamile kalma şansınızı arttırmak için yumurtlama tarihinden 3 gün ve 3 gün sonrasının değerlendirilmesi önemlidir. Bu tür hesaplamalarla eşler arasında kafa karıştırabilir bu yüzden hamilelik planlayan eşlerin haftada 2-3 kere koruma yöntemi uygulamadan cinsel ilişki yaşamaları tavsiye edilir.

    Ne Zaman Doktora Gidebilirim?

    Eşlerin gebe kalmak için en az 1 yıl uğraşması gerekebilir. 1 yılın sonunda eğer gebelik oluşmadıysa profesyonel bir destek alınması gerekir. Yalnız burada en önemli faktör kadının yaşıdır. Kadın 35-40 arasında ise 6 ay içinde hamilelik yoksa uzman bir doktora başvurulması gerekmektedir. Ayrıca gebe kalamamakla ilgili aşağıda belirtilen durumlarda oluşabilir. Bunları sıralamak gerekirse;

    • Polikistik over sendromu,
    • Adet düzensizlikleri,
    • Çikolata kisti,
    • Ailede erken menopoz öyküsü,
    • Geçirilmiş yumurtalık operasyonu.
    Hamile Kalmak İçin Cinsel İlişki Sıklığı?

    Genelde eşler ortalama olarak haftada 2 kez cinsel ilişki sıklığı yaşamaktadır. Bu durum yumurtlamayı tutturabilme ihtimalini de arttırabilmektedir. Yalnız özellikle adetin birinci gününden bir sonraki adetin birinci gününe kadar hesaplanan takvimden 14 çıkarıldığında ortalama olarak yumurtlama günü tespit edilebilmektedir. Eşlerin o gün geldiğinde, 3-4 gün öncesinden düzenli cinsel ilişkiye başlaması ile hamilelik şansını arttırmaktadır.

    Hamile Kalmak İçin Doğum Kontrol Hapları Ne Zaman Bırakılmalı?

    Kadın doğum kontrol ilaçlarını bırakmasının ardından yaklaşık olarak üçüncü haftada yumurtlaması geri dönmektedir. Ancak bu durum bazı kişilerde ikinci ayı bulabilmektedir. Yani işi şansa bırakmamak adına, hamilelik planlayan her anne adayına doğum kontrol ilaçlarını yaklaşık olarak 2 ay öncesinden bırakmasını ve prezervatif metoduyla korunması önerilmelidir.

  • Bebeğinizin cinsiyetini önceden seçebilir misiniz ?

    Bebeğin cinsiyetini seçerken;

    • Bir grup sürece karışmanın doğru olmayacağını,
    • Bir grupta cinsiyete bağlı hastalıklardan korunmayı savunmak ve genetik geçişli hastalıkları önlemek amaçlı tercih eder.

    Bilimsel bilgiler ışığında bebeğin kız ya da erkek olma ihtimali %50'dir ve bu durumda uygulanan yöntemden bağımsız olarak çiftlerin yarısının bebeğin cinsiyeti zaten istediği gibi oluyor.

    • X: Kız çocuğunu yapan genetik materyal.
    • Y: Erkek çocuğu yapan genetik materyal.
    Cinsiyet seçimi ise işte bu X ve Y özelliklerine göre olur.

    ❤ Tüp bebekdeki cinsiyet seçimini bir tarafa bırakırsak burada anlatmak istediğim yumurtlama gününü hesaplayarak cinsiyet belirleme yöntemleridir. 1997 yılından itibaren İsviçre’de kullanılan bir yöntem olan Selnas Yöntemi (babychoice yöntemi) aşılama esnasında kullanılan Microsort ve Ericcson yöntemleri ve prekonsepsiyonel genetik tanı bunların dışında bırakılmıştır.

    ❤ Yumurtaların ömrü çok kısadır ve sadece 24 saat yaşarken, spermler kadın vücudunda, iyi ve kaliteli bir sperm ise ilişkiden sonra 48 ila 72 saat kadar yaşar. İlişkiden sonra spermlerin yumurtalıklara ulaşması 10 dakika süre alırız.

    Y kromozomu (erkek bebek için gerekli) taşıyan spermlerin, X kromozomu (kız bebek için gerekli) taşıyan spermlere göre daha hızlı olması esasına dayanmaktadır. 

    ♦ Buna göre, ilişkiye yumurtlama gününden sonra girilirse hızlı olan Y kromozomlu sperm ile döllenme, erkek cinsiyet ihtimali artar ki bunun tespiti için servikal mukus ve vücut ısı tayini kullanılabilir vücut ısısındaki düşüşün olduğu gün veya ertesi gün birliktelik olabilir. Servikal mukus daha berrakdan daha beyaza ve kıvamlı olmaya başladığında cinsel birliktelik olmalıdır cinsel birleşme yumurtlamaya mümkün olduğu kadar yakın olmalıdır.

    ♦ Kız çocuk için prezervatif kullanılmamalı adet sonrası cinsel ilişki her gün belirlenen güne kadar olmalı sonrasında Yumurtlamadan 2-3 gün sonrasına kadar ilişki olmamalı ve ardından prezervatif kullanılmalıdır.

    ♦ Erkek bebek için adet sonrasından belirlenen ilişki gününe kadar cinsel pehriz olmalıdır veya yumurtlamadan 4-5 gün öncesine kadar cinsel ilişki prezervatif ile olmalıdır.

    ♦ Diğer taraftan, yumurtlamadan 2 gün önce ilişkiye girilirse dayanıksız olan Y kromozomlu spermler ölmüş olur ve daha uzun yaşayabilen X kromozomlu sperm ile döllenme, kız cinsiyet olma ihtimali artar ve servikal mukusun en bol olduğu dönemde ilişkiye girilmemelidir.

    ♦ Yumurtlamadan üç veya daha fazla gün öncesinden ilişkiye girerseniz kızı bebek olma olasılığı yüksektir.

    ♦ Sıcak duş savuna hamam dalış yapılmamalıdır satılmış alanlarda uzun süre çalışmaktan kaçınılmalıdır kız bebek için.

    ♦ Erkek iç giyimi cinsiyet belirlemede önemlidir. Silip veya sıkı iççamaşırı giymek kız bebek, boxer giymekte erkek bebekler için daha seçicidir.

    ♦ İçeceklerden ise kafein kız bebek için her iki çiftin de uzun süre kafein içeren içeceklerden uzak durması gerekir erkek bebek için erkeğin ilişkiden 30 dakika önce sert kafeinli kahve içmesi tercih edilir.

    ♦ Stressiz huzurlu ve rahat olmak kız bebek getirirken sıkıntılı stresli ve kaygılı olmak erkek bebek getirir.

    ♦ Yiyeceklerle bebeğin cinsiyetinin belirlenmesinde kanıtlanmış bilimsel veri yoktur, ama annenin gebelikten en az 6 hafta öncesinden et, balık, sebze, çikolata, tuz gibi potasyum ve sodyum içeriği zengin besinlerle beslenmesinin erkek bebek ihtimalini; süt, peynir, tuzsuz fıstık, fasulye, brokoli gibi kalsiyum ve magnezyum içeriği zengin besinlerle beslenmesinin kız bebek olma ihtimalini arttırdığı iddia edilmektedir.

    ♦ ♦ ♦♦ ♦ ♦
  • Anne Olmak

    İlk aylar mideniz bulanır, içiniz dışınıza çıkana kadar kusarsınız. Bütün dünya kokmaya başlar, burnunuzun yerinde küçük bir tazı burnu gelmiş gibidir adeta hassasiyet hat safhada. Hani aşerme filan kabul edelim abartılısı biraz kapris ama canımızdan can taşıyoruz değişik isteklerde bulunmak da normal. Olmadık mevsimlerde olmadık gıdalar tüketmeye başlanır.

    Aylar geçip de içinizdeki küçük canlı hareketlenmeye başladığında sürekli eliniz karnınızda hareket takibindesinizdir. ” bak kıpırdadı, tekme attı, futbolcu mu olacak benim oğlum, bu kız kesin dansçı olur, kıpır kıpır maşallah” yorumları ile her kadın büyüyen karnıyla aşk yaşamaya başlar. Konuşur sohbet edersiniz, dertleşir masal okur, kitap okursunuz günler günleri kovalar ve sonunda zamanı gelir.

    Nihayet gerçekten kucağınıza alacaksınız bebeğinizi, öpüp koklayacak, emzirip doyuracak ve kollarınızda sımsıkı saracaksınız onu. Beklemek yok artık, hasret bitti. 9 ay süren koruyup kollama sürecinden sonra aslında hiç bitmeyecek yeni bir dönem başlayacak ve hayatınız boyunca hep ‘O’nu koruyup kollayacak ve onun için endişe edeceksiniz.

    Artık siz annesiniz! Sızlayan göğsünüzde canınızı acıtsa da emzirerek doyurduğunuz, geceler boyu uykusuz kaldığınız, hastalığı, okulu, ilk aşk acıları, ergenlik bunalımları derken ömrünüzü ömrüne kattığınız gözünüzden sakındığınız yavrunuzu daha gençliğinin baharında gömeceğinizi nereden bilebilirdiniz. Bilseniz kurşunlara siper, yıkılan duvarlara engel olurdunuz.

    Zordur anne olmak, emek ister aslında cesaret ister biraz da ne de olsa dünyanın en önemli sorumluluğudur, can yetiştirmek bu dünyada.

    Şimdi canımız yanıyor ardı ardına gelen felaketlerde. Bir gün terör diyoruz bir gün deprem. Yunus 13 yaşındaydı internette oyun oynamak için gitmişti o yere, gözlerinde umut hatırladınız mı o tek kare fotoğrafı. Enkazdan çıktıktan sonra minik bedeni dayanamadı. Serhat 10 yaşındaydı onu da kaybettik… Sonra Azra’ya sevindik o daha 16 günlük minik bir beden. 2 gün kalmıştı enkazın altında annesi emzirerek beslemişti onu yıkılan duvarların altında. Merak ve umutla sağlığındaki gelişmeleri izliyoruz televizyonlardan… Yeni umutlu haberlerin merakıyla göz atıyoruz gazetelere. Kaç gün olmuştu ki askerlerimizi kaybedeli, haber vermek için gönderilen askerleri gördüklerinde fenalaşan annelerin haberlerini kaç gün önce okumuş, televizyon ekranlarında görmüştük. İncinmesinden korktuğu için bisiklete bindirmediği evladını vatan toprağına şehit veren annenin feryadı yüreklerimizi burkarken üstüne bir de deprem.

    Anneler ağlar, cenneti ayaklarının altında sandığımız asıl cennet sıcak göğüslerine başımızı yaslayıp saçlarımızı koklayan, okşayıp öpen anneler kara topraklara bağrını basıp ağlar. Zordur anne olmak hamilelik ile başlayıp mezara gidene kadar devam eder ve hiçbir anne canını toprağa vermek istemez. Bebeğinin ağlamadan ihtiyaçlarını hisseden, uzaklarda olduğunda göğsümde bir sızı var yavrum nasılsın diye telefona sarılan anneler hakları ödenmez. Gözyaşlarını silmek için, acılarını dindirmek için özürler yetmez.

  • Gebeler hangi balıkları tüketmelidir?

    Hangi balıklar, gebe kadınların tüketmesi için güvenlidir?

    Yanlış bir balığın fazlaca tüketilmesi, bebeğin beyin gelişimini olumsuz etkileyen civanın fazlaca alınmasına neden olabilir. Az balık tüketimi ise bebeğin büyümesini ve beyin gelişimini olumlu yönde etkilediği bilinen omega-3 yağ asitlerinden bebeği mahrum edebilir.

    2017 Ocak ayında Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ile Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından bu konuyla ilgili yeni bir rehber yayınlandı. Bu rehber gebeler ve emziren anneler ve aynı zamanda 16-49 yaş arası tüm kadınlar için öneriler niteliğindedir.

    Daha önce FDA tarafından 2014 yılında yayınlanan rehberde civa oranı düşük balıkların haftalık tüketim miktarları belirlenmişti.  Buna göre minimum 240, maksimum 360 gr olarak saptanmıştı. Ancak düşük civa oranına sahip balıkların hangileri olduğuna dair net bilgilendirme yapılmamıştı. Ayrıca civa seviyesi yüksek olan balıklardan da uzak durulması tavsiye edilmişti.

    2017 FDA-EPA kriterleri

    FDA-EPA yaptığı bu son çalışmada “net fayda” yaklaşımı olarak yeni bir kriter belirledi. Bu kriter basit ifadeyle şu hususu belirtmektedir. Eğer omega-3 ün faydası civaya maruz kalma riskinden daha yüksekse bu balık güvenilir olarak addedilebilir. Bu mantığa göre gebe kadınlar omega-3 bakımından zengin balıkları civa seviyeleri yüksek bile olsa yemeğe teşvik edilmelidir.

    Ayrıca bu rehberde balıklar civa seviyelerine göre ‘’en iyi seçim’’, ‘’iyi seçim’’ ve ’’uzak durulması gerekenler’’ olarak gruplandırılmış. Ayrıca ajans en iyi seçim ve iyi seçim gruplarındaki balıklardan ne kadar yenilmesi gerektiğini belirlemişler. Buna göre en iyi seçim grubundaki balıklardan haftada 120 gr lık 2-3 porsiyon, iyi seçim grubundan da haftada 120 gr lık 1 porsiyon yenilmesini önermiş. 4-7 yaş arasındaki çocuklar için porsiyon miktarı 60 gr dır.

    En iyi seçim balıklar: istiridye, somon (yabani ve Alaska, konserve veya taze),sardalya, tarak, karides, kalamar.

    İyi seçim balıklar: Yayın balığı, yengeç, kerevit, yassı dil balığı, mezgit balığı, kefal, fasulye ve alabalık.

    Uzak durulması gereken balıklar: Büyük gözlü orkinos (suşide sıklıkla kullanılır),Körfez çobanbalığı, kral uskumru, marlin, turuncu kaba, köpekbalığı, ve kılıç balığı.

    Bu balıklar doğurganlık çağındaki, gebe veya emziren kadınlar ve küçük çocuklar için güvenli değildir.

    Çalışmanın Sonucu

    Kendinizi, gelişmekte olan bebeğinizi veya büyümekte olan çocuğunuzu aşırı cıvalı etkilerden korurken omega-3 bakımından zengin bir diyetin tüm faydalarını elde etmek de mümkündür. İpucu, doğru türde balık seçmektir.

    FDA in iyi seçim grubundaki balıklarından haftada 1 porsiyon tüketmek gebe kadınları , çocukları ve doğurgan kadınları güvenli tarafta tutar. Risk grubunda olan kişiler için yukarda belirtilen en iyi ve iyi seçim grubundaki balıkların tüketilmesi önerilir.

    Ayrıca gebe kadınların suşiden uzak durmaları ( ton balığı veya orkinostan yapılmış),midye gibi kabukluları tüketmemeleri önerilmektedir. Yukarıda önerilen iy ve en iyi seçim balıklardan haftada önerilen porsiyonlarda tüketmeleri önerilmektedir.

    Benim Yorumum

    Amerika gıda ve ilaç dairesi (FDA) ve EPA Amerika’da satılan balıklardan düzenli olarak numune alıp, civa düzeyleri ile birlikte birçok bilgiyi kamuoyuyla paylaşmaktadır. Yukarda belirtilen öneriler bu inceleme dikkate alınarak yine FDA-EPA tarafından hazırlanmıştır. Ama ne yazık ki ülkemizde resmi olarak civa düzeyi bilgilerine ben rastlayamadım. Yine de 1970-1985 yılları arasında üniversiteler tarafından hazırlanmış bazı çalışmalar dikkate alınabilir.

    Civa aslında soluduğumuz havada bile buharlaşmış olarak bulunan bir metaldir. Civa suya girdiğinde bakteriler ve su yosunları tarafından zehirli bir toksin olan metil civaya dönüşür. Küçük balıklar bu yosunları ve mikroorganizmaları tüketir ve vücutlarına civa geçmiş olur. Daha büyük balık ise küçük balığı yer ve vücutlarına civa girmiş olur. Büyük balık ne kadar büyükse (köpekbalığı, orkinoz, vb.) o kadar fazla balık yer ve o kadar fazla civa alır.

    Hangi Balıklar Tüketilmeli

    Yukarıdaki çalışmalar neticesinde ülkemiz denizlerinde en düşük civa seviyesi kefalde bulunmuştur. Yine küçük balıklardaki civa seviyesinin diğer iri balık çeşitlerine göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir.

    Barbunya, Çipura, İstavrit, Mercan, Mezgit, Sardalya, Tekir ve Uskumru balıklarında tespit edilen civa seviyesi FDA tarafından önerilen “iyi seçim” grubundaki civa seviyesi ile benzer düzeydedir. Dolayısıyla bu balıklardan haftada bir porsiyon tüketmek uygun olacaktır.

    Hamilelikte Omega-3 yağ asiti barındıran balıkların tüketilmesi daha önemlidir. Bu nedenle balık tercihinin bu balıklardan seçilmesi ve haftada en az 1 porsiyon tüketilmesinin faydalı olduğunu düşünüyorum. Yine civa seviyesi bakımında FDA ye göre “en iyi seçim” ve “iyi seçim” kategorisinde yer alan Somon, Hamsi, Ringa, Uskumru, Alabalık, Somon ve Sardalya haftada 1 veya 2 porsiyon tüketilmesi uygundur. Omega-3 bakımından en zengin balıkların sıralaması da yukarıdaki liste ile paraleldir. Dolayısıyla omega-3 bakımından en zengin balık Somon balığı olarak göze çarpmakta.

    Hamileler, kontrollü ortamda üretilen kültür balıkları ve temiz alanda yakalandığına emin olunan balıklar tercih edebilirler. Yine de bu balıkların civa seviyeleri bilinmediği için haftada 1 porsiyon tüketilmesi uygun olacaktır.

    Civa oranı yüksek olan ve FDA tarafından uzak durulması gereken balıklar sınıfında yer alan kılıç balığı, köpek balığı ve büyük uskumru’nun ve özellikle midye’nin hamileler ve çocuklar tarafından tüketilmesinin uygun olmadığı kanaatindeyim.

  • Gebelikte Seyahat

    Düşük veya Erken Doğum ihtimali olmayanlar haricinde anne adaylarının seyahat etmesinde bir sakınca yoktur. Ancak yine de seyahat etmek için en uygun dönem ikinci trimester yani 12. hafta ile 24. hafta arası dönemdir. (AMA !!!)

    Her ne kadar seyahat gebeler için bir sakınca oluşturmasa da seyahati daha konforlu ve güvenilir hale getirmek için aşağıdaki tedbirleri almakta yarar var.

    • Öncelikle üzerinize bol ve rahat pamuklu giysiler giymeli ve mümkün olan en rahat ayakkabınızı tercih etmelisiniz.
    • Bol bol mola vereceğinizi ve tuvalet ihtiyacınızı düşünerek her türlü ihtiyaçlarınızı yanınıza almalısınız.
    • Rahat edeceğiniz bir yastık ve ufak bir battaniye almakta da her zaman fayda var.
    • Ayrıca uzun bir seyahate gidiyorsanız, gebelikle ilgili kayıtlarınızı yanınızda bulundurmanız iyi olabilir.

    Seyahat süresince oluşabilecek en önemli sıkıntı ayaklarda ve bacaklarda ödem oluşmasıdır. Bu nedenle uzun süreli oturmaktan kaçınılmalı, vücuttaki kan dolaşımını hızlandırmak için 1,5 – 2 saatte bir kısa süreli yürüyüşler yapmalısınız. Kendi aracınız ile seyahat ediyorsanız iki saatte bir mola vererek, otobüsle seyahat ediyorsanız otobüsün ortasındaki koridorda tedbirli şekilde öne ve arkaya hareket edebilirsiniz. Durma ihtimaliniz yoksa varis çorabı giyebilirsiniz. Bu arada az az ve sık sık yemek yiyip, sıvı tüketmeye ve tuvalet ihtiyaçlarınızı gidermeyi ihmal etmemeye özen göstermelisiniz.

    Seyahat sürenizi mümkün olduğunca kısa tutmaya çalışmalısınız. Seyahat süresini yaklaşık 5 ila 6 saat ile sınırlandırmak uygun olacaktır. Eğer bu süreleri çok aşan bir yolculuğa çıkılacak ise, o zaman mümkün olduğunca bu seyahati ikiye veya üçe bölerek konaklama yaparak gideceğiniz yere ulaşmayı düşünmelisiniz.

    Gebelikte Tren ile Yolculuk

    Trenler gebelerin seyahat etmesi için uygun vasıtalardır. Hem yürüyebilmek için geniş koridorları vardır. Trenle seyahat edecek gebelerin özellikle seyahat yönüne bakan koltukları tercih etmeleri uygun olacaktır.

    Gebelikte Otobüs ile Yolculuk

    Otobüsler nispeten dar koridorlara sahip ve çokta havadar olmayan vasıtalardır. Otobüs ile seyahat edilecek ise, nispeten rahat olan tekli oturma koltuklarına sahip otobüslerin tercih edilmesi ve tekli koltuklarda oturulması daha konforlu olacaktır. Muhakkak molalarda dışarı çıkarak kısa yürüyüşler yapmak doğru olacaktır. Eğer tercih şansınız varsa sert kullanan ve ani fren yapan şoförlerden de kaçınınız.

    Gebelikte Özel Araç ile Yolculuk

    Kendi özel aracınız ile seyahat edecekseniz, öncelikle kemerlerinizin bağlı olmasında yarar var. Belki gebeler için üretilen hamile emniyet kemerlerinden kullanmayı düşünebilirsiniz. Eğer böyle bir imkanınız yoksa, mevcut emniyet kemerini karnınızın altına ve üstüne bağlanan kısmı da omzunuza gelecek şekilde ayarlamalısınız. Biliyorum çok rahatsız edici bir durum ancak her şeyden önce güvenlik. Ayrıca bazı araçlarda yolcu tarafındaki airbag’in çalışması iptal edilebilmekte olup insanlar bu airbag’in gebeye zarar vereceğini düşünerek bunu kapatıyorlar. Aksine airbag sert darbeleri önleyeceği için kesinlikle açık çalışır halde tutulmalıdır. Arabayı kendiniz kullanıyorsanız ki bunu ileriki haftalarda yapmamalısınız, emniyet kemerini takmalı oturma pozisyonunuzu en rahat şekle getirmelisiniz.

    Gebelikte Uçak ile Yolculuk

    Uçak yolculuğu yapacaksanız girişte uçağa alınamama gibi bir durumla karşılaşmamak için hekiminizden sağlık raporunuzu almanız, 36. haftadan sonra da uçağı tercih etmememiz daha uygun olacaktır. Bazı uçak koltukları diğer seyahat araçlarına göre daha dar bir diz mesafesi sunabilmektedir. Bazı durumlarda daha geniş, ayaklarınızı rahatlıkla uzatabileceğiniz diz mesafesine sahip koltuklarda yolculuk etmek seyahatiniz süresince daha fazla hareket imkanı sağlayacaktır.

    Gebelikte Gemi ile Yolculuk

    Gemi ile yolculuk yapmak gebeler için genellikle bir sıkıntı yaratmamaktadır. Ancak geminin yolculuktaki sallantısı, gebelik bulantısı ve kusmayı tetikleyebilir. Yine de bu etkiyi azaltabilmek için mümkün olduğunca büyük cruise gemileri  ya da gidilecek denizlerin daha az dalgalı olduğu zamanları tercih etmek faydalı olacaktır. Ayrıca gemide gebelikle ilgili bir sorunda müdahale edebilecek sağlık ekibi olup olmadığı araştırılmalıdır. Geminin takip edeceği rota üzerindeki limanlarda gerektiği takdirde gidilebilecek bir sağlık merkezi olup olmadığı kontrol edilmelidir.

  • H
    Hayal06.12.2018

    29 haftalik gebeyim normal yada sezeryan doğum için alttan muayene şart mıdır ? Son haftalarda belli olduğunu söyledi doktor emin olamdm

    ASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Çatı muaynesi dediğimiz rahat doğum olacak mı ya da bebek o çatıdan geçecekMi diye mutlaka muayene şart son dönemlerde

  • H
    Hayal06.12.2018

    Merhaba 29 haftalik hamileyim 50gr şeker i 161 çıktı 100 mg şeker yükleme ilk saat 191 diğerleri düşük çıktı bebeğim için risk durumu ndr

    ASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    İlk değerinde 195’in üstünde olması önemlidir diğerleride normalce kontrollerinin takiplerinin yapılması yeterli olacaktır

  • H
    Helin11.10.2018

    Cogul gebelik istiyorum ama ailemizde ikizleri olan yok tedaviyle olurmu bi riski warmi

    ASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Tedaviyle mümkün olabilir. Çoğul gebelik açısından herhangi bir risk yoktur.

  • M
    Merve27.08.2018

    Hocam 6 aydir korunmuyorum. Bebek istiyoruz. Doktor tavsiyesiyle aktif folic iod 12 adli tablet kullaniyorum. Assos marka. Folik asit iyot ve b12 icerenden. Acaba 6 aydir kullanmamin zarari var midir? Devam edeyim mi

    ASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Yok kuzu istersen biraz ara verip tekrar kullanabilirsin

  • M
    Mavi26.08.2018

    14 agustos yumurtlama gunumdu 17 sinde korunmasz iliski yasadk 28 i adet gunumdu fakat dun kahverengi az bi kanamam oldu bugunde çk az geliyo ama tam olarak adet olamadm sebebi nedir hiç boyle bi durum yasamamistim

    ASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Gebelik testi yap mutlaka

  • M
    Merve611017.08.2018

    Merhabalar gökçen hnm ben en son 29 temmuz da adet oldum suan kaşık agrım ve batmam mide bulantım bel agrım ve göğüslerimde hassasiyet damarlarımda şişlik var bu ayın 28 inde adet olmam lazım bu kadar erken kasık agrım olmazdı bunlar hamilelik belirtim olabılır mı yoksa olsa Bile bunları yaşamak için cok mu erken yumurtlama dönemimi güzel değerlendirdim üzerinden 3 gün geçti teşekkürler

    ASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Gebelik testini 10 gün sonra yapmalısın

  • I
    I.k08.08.2018

    FSH 6,83 LH 4,46 ESTRADİOL 33 PROLAKTİN 14,43

    ASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Normal bunlar

  • C
    Canann06.08.2018

    merhabalar gökçen hanım, ben 28 yaşında 5 yılır evliyim.çocuk sahibi olmak istiyorum.rahim tersliği var pko hastasıyım ve hsg çektirdim sol rahim ağzı ve sol tüp girişine yakın 2 adet miyom var dendi ancak veilen sıvı kanaldan geçmiş ki zaten biraz zaman aldı sıvınn geçmesi sonrasında 2 ay ilaç kullandım ve doktorum 3 ay bekleyelim ,olmazsa ameliyat ederiz dedi.şimdi ben ne yapmalıyım.yumurtlama takibi yapılmadı.birde ben gebelik için verilen doğum kontrol haplarını kullandığımda sıkıntı veriyor ara kanama yapıyor ve sağ mememde 10 yıldan beri fibrokist var çok ağrı yapıyor.teyzem meme kanserinden vefat etti. böyle bişeye sebep olurmu diye korkuyorum.ilaç verildiğinde kullanmaktan çekiniyorum.bana yardımcı olursanız sevinirim.

    ASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Kuzu doktoruna eğer ailende böyle bir şey olduğunu söyledıysen zaten ona göre ilaç ver ir merak etme

  • M
    Merve81106.08.2018

    Gökçe hanım, yaklaşık 10 aydır eşimle korunmuyoruz ve çocuk istiyoruz. Doktor kontrolüne gittiğimde genel testler ve ultrasonda benden yana herhangi bir sorun yoktu ve bir - bir buçuk sene gibi denememizi söyledi doktorum.Eğer yine bir sonuç alamazsak eşimde ve bende ki diğer testler için ne kadar daha beklemek gerekir ?

    ASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Kuzu eş zamanlı neden eşinin tahlıllerini de yaptırmıayorsunuz

  • I
    I.k03.08.2018

    2 yıllık evliyim ilk sene çocuk istemediğimiz için eşim korundu. 10 aydır korunmuyoruz ama çocuğumuz olmuyor.Hormon testi yaptırdım değerleri normal çıktı.Daha sonra vajinal usg baktırdım doktorum yumurtalıklarımda ve rahmimde herhangi bir sorun olmadığını söyledi.30 31 gün aralıklarda düzenli adet oluyorum ve 5 gün sürüyor adetin son 2 günü ve adet bitiminden 2 gün sonrada kahverengi lekelenme yaşıyorum. Hamile kalmam için tavsiyede bulunur musunuz ? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.

    ASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Kuzu bana hormonları yazar mısın

Güncelleme Tarihi: 05.12.2018
Assoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
Editör
Assoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Assoc. Prof. Dr. Gökçen ErdoğanDiva KadınAssoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880533 283 8353